top of page

Günde Kaç Kare Çekim İçin Hangi Paraflaş Alınmalı?

  • Yazarın fotoğrafı: Elitflaş
    Elitflaş
  • 26 Tem
  • 7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 28 Tem


Günlük çekim sayısına göre paraflaş seçimi yapılan profesyonel ürün stüdyosu

Bize sıkça sorulan sorulardan bir tanesi de şu:


“Günde x kare çekim yapıyorum, hangi paraflaşı almalıyım?”


Bu sorunun tek bir cevabı yok. Öncelikle o kareleri nasıl çektiğiniz önem kazanıyor. 500 kare örneğinden gidelim:


• Bu 500 kareyi iki-üç saate mi sıkıştırıyorsunuz, yoksa tüm güne yayıp sekiz-on saatte mi çekiyorsunuz?

• Sabit bir setup mı kullanacaksınız, yoksa ışıklar gün boyunca hareket edecek mi?

• Pilot ampulleri veya model LED’leri sürekli açık mı kalacak? Bunlar da cihaz üzerinde ayrı bir ısı yükü oluşturur. Setup sabitse ve netlik için ortamda başka bir ışığınız varsa pilotu sürekli açık tutmanız gerekmeyebilir.

• Gerçekte ne kadar güce ihtiyacınız var? 400 Ws bir cihazı sürekli maksimum güçte kullanmakla 1000 Ws bir cihazı daha kısık seviyede çalıştırmak aynı şey değildir.

• Kareler arasında kaç saniye var? Paraflaş hazır olur olmaz tekrar patlatıyor musunuz, yoksa cihazın nefes alacağı boşluklar bulunuyor mu?

• Stüdyo serin mi? Klima, havalandırma ve ortam sıcaklığı düşündüğünüzden daha fazla fark yaratır.



Yalnızca “500 kare çekiyorum” demek, doğru cihazı seçmeye yetmiyor. Gün içine yayılan 500 kareyle iki saate sıkıştırılan 500 kareyi aynı sınıfta değerlendiremeyiz.


500 Kareyi Eşik Değeri Kabul Edebilir miyiz?


Pratik olması için 500 kareyi ilk eşik değerimiz olarak kabul edebiliriz. Bu, üreticilerin ilan ettiği resmi bir dayanıklılık sınırı değil; seçim yapmayı kolaylaştıran, saha tecrübesine dayalı kabaca bir sınıflandırmadır.


Eğer 500 kare gün içine yayılacaksa, cihaz sürekli maksimum güçte kullanılmayacaksa ve pilot ışığın saatlerce açık kalmasına ihtiyaç yoksa pek çok ucuz Çin veya Uzak Doğu malı paraflaş da bu işi kotarabilir. Ki kotaramayacaksa satılmasının pek bir anlamı da yok, değil mi?


Fakat aynı 500 kareyi iki saatte, büyük bir softboxla ve sürekli tam güce yakın seviyelerde çekiyorsanız iş değişir. Bu noktada fan soğutması, termal tasarım, gövde içindeki bileşenlerin kalitesi, flaş tüpü, geri dolum süresi ve gerektiğinde servis desteği öne çıkmaya başlar.


Katalogda 400 Ws yazması, cihazın 400 Ws’de bütün gün aralıksız çalışabileceği anlamına gelmez. Maksimum güç, ulaşılabilen en yüksek değerdir; tavsiye edilen sürekli çalışma değeri olmak zorunda değildir.


Farklı güç ve kullanım sınıflarındaki güncel seçenekler için profesyonel paraflaş modellerine göz atabilirsiniz.


Günde 500–1000 Kare İçin Hangi Paraflaşlar Düşünülebilir?


500 ile 5000 kare arasındaki çekim tempolarına göre paraflaş seçimi

500–1000 kare arasında da benzer şekilde düşünebiliriz. Çin ve Uzak Doğu markalarının üst modelleri bu iş için uygun olabilir. Kaliteli markaların giriş seviyeleri ise daha güvenli ve uzun vadeli bir tercih haline gelebilir.


Bu alanda Hensel Certo 400 ve Elinchrom D-Lite RX 4 öne çıkan cihazlardır. İkisi de 400 Ws sınıfında bulunur. Küçük ve orta ölçekli ürün, portre, katalog ve e-ticaret stüdyolarında doğru tempoyla kullanıldıklarında geniş bir çalışma alanı sunarlar.


İkinci elde artık üretilmeyen Hensel Integra Mini 300/600, Hensel Himax 500/800, Elinchrom BRX 500 veya BX 500 Ri gibi modeller düşünülebilir. Hatta Multiblitz Profilite 400, Compact Plus ve Profilux 400/600 modelleri de bu işler için biçilmiş kaftandır. Profoto tarafında Compact 300, 600 ve 1200 modellerin de bakımları doğru yapılmışsa bu işler için uygundur. Broncolor'un küçük Bron'ları Visatec'ler de düşünülebilir.



Günde 1000–3000 Kare İçin Profesyonel Sınıf


1000–3000 kare diye bir segment oluşturduğumuzda Çin ve Uzak Doğu markalarının neredeyse tamamını elemiş oluruz. Belki yüksek güçlü bir cihaz çok düşük güçlerde kullanılıyorsa ve kareler arasında yeterli süre bırakılıyorsa bu tempoya dayanabilir. Ancak artık deneme yanılmayla ilerlemek istemeyeceğimiz bir alandayız.


Bu çekim temposunda paraflaş yalnızca ışık kaynağı değildir; üretim hattının bir parçasıdır. Cihaz arızalandığında fotoğrafçı, ekip, model, makyaj, ürün akışı ve teslim tarihi birlikte beklemeye başlar.


Kaliteli markaların bu alanda sunduğu pek çok model var. Hensel Integra 500 Plus ve Hensel Expert D 1000, Elinchrom ELC ve ELC Pro HD serileri, Profoto D serisi ve Broncolor Siros S modelleri düşünülebilir. Jeneratör sistemlerini de sayarsak liste uzar gider.


İkinci elde artık üretilmeyen Elinchrom RX 600 ve RX 1200 modelleri değerlendirilebilir. Bana sorarsanız Elinchrom’un en dayanıklı serileri arasındadır. Hensel Expert Pro serileri de düşünülebilir. Maksimum güçte sürekli sıkıştırılmayacaksa Hensel Integra Mini ve Himax serileri de halen iyi iş çıkarır. Multiblitz tarafında Varilux, Xenolux, X serileri ve Profilux Plus modelleri aynı şekilde değerlendirilebilir. Profoto D1 modelleri de kullanılabilir. Ancak burada yıllardır müşterilerimize söylediğimiz önemli bir servis notunu atlamayalım: Ekranda 10 değerini görseniz bile 9,8’i maksimum kabul edin.


Özellikle sürekli tam güçte ve arka arkaya sıkıştırılarak kullanılan Profoto D1 cihazlarda çok sayıda ana kondansatör problemiyle karşılaştık. Aradaki 0,2 küçük görünebilir; fakat cihazı sürekli son sınırında çalıştırmamak, ana kondansatörler ve şarj devresi üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olur.



Günde 3000–5000 Kare: Artık Tek Cihazı Değil, Sistemi Konuşuyoruz


3000–5000 kare seviyesine geldiğimizde elimizde pek az sistem kalır. Hensel, Elinchrom, Profoto ve Broncolor gibi profesyonel markaların üst sınıf monoblokları ve jeneratör sistemleri öne çıkar. Tek tek isimlendirmeye kalkarsak liste yine uzar gider.


Fakat bu tempoda yalnızca “Hangi paraflaşı alayım?” diye sormak yeterli olmaz. Yedek cihaz ve yük paylaşımı planlamak gerekir.


Daha yorucu çekimlerde yedek set önermeye başlarız. Birkaç saat çalışan cihazlar dinlenmeye alınır, yedek cihazlar işe başlar. Aynı ışık görevini paylaşabilecek iki gövde bulundurmak hem termal yükü dağıtır hem de bir cihaz arızalandığında bütün çekimin durmasını önler.



İkinci El Paraflaşlarda Servis Geçmişi Neden Önemlidir?


Artık üretilmeseler de servis ve yedek parça tarafında henüz endişelenmeye gerek yok, biz buradayız ve yeterince yedek parçamız hala mevcut. Fakat ikinci el profesyonel paraflaş alırken yalnızca marka ve modele bakılmaz. Cihazın geçmişi, flaş sayısı, hangi güçlerde kullanıldığı, fanı, tüpü ve kondansatörlerinin durumu önemlidir. Daha önce servisimizde mi, yoksa merdiven altı bir işletmede yalnızca “günü kurtarmak için” mi onarıldığı da en az cihazın marka/modeli kadar önem taşır.


İkinci el bir paraflaş satın almadan önce seri numarasını bize bildirerek cihazın geçmişini kontrol ettirebilirsiniz. Cihaz daha önce Elitflaş’a geldiyse ve kayıtlarımızda bulunuyorsa yapılan işlemler ve değiştirilen parçalar hakkında bilgi verebiliriz. Kayıt bulunmaması cihazın daha önce hiç onarılmadığı anlamına gelmez; yalnızca bizim servis kayıtlarımızda yer almadığını gösterir.


Yaşı ilerlemiş bir profesyonel cihazın iyi durumdaki örneği, yeni ama termal tasarımı zayıf bir cihazdan daha güvenli olabilir. Bunun tersi de mümkündür; cihaz yaşlı olduğu için satılan yeni flaş tüpü pek de ucuz olmayacaktır. Ancak paraflaşlar flaş tüpü değişimleri ile yeniden ilk günkü ışık rengi tutarlılığına ve yardımcı kondansatör değişimleri ile yeniden ilk günkü geri dolum süresine kavuşurlar. Bu iki ömürlü parçanın değişimi ikinci elde göz önüne alınmalıdır, alım-satım fiyatı buna göre belirlenmelidir.


Alım-satım fiyatı konusunda da servisimize danışan çok fazla insan oluyor. Eğer yenisi satılıyorsa, ikinci elde makul fiyat, yenisinin KDV düşülmüş halinin yarısıdır. Satılmıyorsa aynı markanın en yakın modelini göz önünde bulundurabilirsiniz. Kararmış, beyazlaşmış, anot-katodu aşınmış flaş tüpleri için yeni flaş tüpü fiyatını cihaz fiyatından düşünüz. "Flaş tüpü ne zaman değişmeli" yazımıza göz atabilirsiniz. Yardımcı kondansatörler de marka ve modele bağlı olarak 40$ seviyesinden başlar ve 160$ lara kadar çıkabilir, bizi arayarak fiyat alabilirsiniz.


Biraz Güç Rezervi Her Zaman İyidir


Tekrar başa dönelim. Cihazı sürekli maksimum güçte kullanmaktansa daha güçlü bir cihazı daha kısık değerlerde kullanmak çoğu zaman daha mantıklıdır. Flaş tüpü, kondansatör grubu, şarj devresi ve termal yapı belirli bir maksimum güce göre tasarlanır.


Örneğin yaptığınız iş sürekli 400 Ws civarında güç istiyorsa, 400 Ws bir cihazı her karede sonuna kadar kullanmak yerine 500, 600 veya 1000 Ws sınıfındaki daha dayanıklı bir gövdeyi kısık seviyede çalıştırmak daha güvenli bir alan bırakabilir.


Burada küçük bir parantez açalım: Daha yüksek Ws yazması tek başına daha dayanıklı olduğu anlamına gelmez. Kötü tasarlanmış 1000 Ws bir cihaz, iyi tasarlanmış 500 Ws profesyonel bir gövdeden daha güvenli değildir. Flaş tüpünün ve termal yapının cihazın ilan edilen gücüne göre planlanmış olması gerekir. Özellikle ucuz Çin mallarında bu konuda hala çok büyük eksikliklerle karşılaşıyoruz. Güç rezervi ancak doğru termal tasarım, parça kalitesi ve soğutmayla birlikte anlam kazanır.


Paraflaş Da Biraz Nefes Alsın


Paraflaşta termal yükü belirleyen güç seviyesi, çekim aralığı, pilot ışık ve ortam koşulları

Paraflaş hazır oldukça deklanşöre basmak yerine arada birkaç saniye de olsa es vermek iyidir. Hazır sesi, kondansatörlerin ayarlanan seviyeye dolduğunu söyler; cihazın tamamen soğuduğunu söylemez.


Kareler arasında iki-üç saniyelik küçük boşluklar bile termal yükü azaltır. Arada 15–20 dakikalık molalar ise candır. Siz kahvenizi için, cihaz da normal çalışma sıcaklığına dönsün.


Pilot ampulü veya model LED’i, setup değiştirirken gölgelerin yönünü ve tonunu görebilmeniz için vardır. Sabit bir sette, netlik yapabileceğiniz başka bir ortam ışığı varsa pilotu sürekli tam güçte açık tutmak gereksizdir. Özellikle halojen pilot ampulleri gövdeyi ve softboxın içini ciddi biçimde ısıtır. Bu konuda LED leri de çok masum görmemek gerekir.


Paraflaşlar da bizler gibi serin havayı sever. Klima ve havalandırma gereklidir. Ancak büyük ışık şekillendiricileri zayıf ayaklarla kullanıyorsanız ekstra tedbir alın. Hava akımı büyük bir softboxı yelkene çevirebilir. Sağlam ışık ayakları, doğru konumlandırılmış ağırlıklar ve kum torbaları burada önemlidir.


Uzun Süre Kullanılmayan Paraflaşları Unutmayın


Kondansatörler pil değildir; fakat onlar da uzun süre hiç enerjilenmeden beklemeyi sevmez. Aylarca veya yıllarca depoda kalan bir paraflaşın kondansatörleri kuruyabilir. Bu nedenle uzun süre kullanmayacağınız cihazları arada kontrollü biçimde çalıştırmak faydalıdır.


Ancak uzun süredir hiç açılmamış bir cihazı doğrudan tam güçte patlatmak da doğru değildir. Önce kontrollü biçimde enerjilendirmek, anormal ses, koku, ısınma veya geç dolum olup olmadığını gözlemek gerekir. Çok eski veya geçmişi bilinmeyen cihazlarda servis prosedürü uygulanmalıdır.


Kısacası paraflaşları en azından altı ayda bir fişe takın ve hiç patlatmadan maksimum güçte en azından yarım saat çalıştırın. Yeni satıcılar da bu kuralı bilmez, sonra ilk sattıkları ürünün birkaç hafta içinde patlayan bir kondansatörle geri döndüğünü görürler. Uzun süre yatmış bir "kapalı kutu" paraflaşlar söz konusu olduğunda en kötüsüdür.


Genel Kuralları da Bir Hatırlayalım


Paraflaşlar yüksek enerji depolar ve o enerjiyi tek bir anda boşaltmak üzerine tasarlanmış cihazlardır. Enerjileri watt ile değil, Ws yani watt saniye ile ölçülür. Bu yüzden termal konular önemlidir.


Paraflaşlar şebekeden kararlı ve düzgün bir tam sinüs dalgası ister. Üretici özellikle uygun olduğunu belirtmediği sürece jeneratör veya UPS gibi sistemler düşünülmemelidir bile. Uyumsuz bir kaynak kullanıldığında çalışma sırasında cihazın içinden alev çıktığını dahi görebilirsiniz.


Bir paraflaş patladıktan sonra yeniden dolum sırasında, 230 voltta anlık 15–20 amperlere yaklaşan akımlar çekebilir. Pek çok jeneratör ve UPS böyle akımlar söz konusu olduğunda “Tam sinüs dalgasını bırak, dalgama bakıyorum ben abi” diyebilir. Haklıdır da.


Paraflaşların patlama anında oluşturduğu yüksek enerji havada ozon bileşenleri oluşmasına neden olabilir. Havalandırma şart.


Ve topraklı hatlar kullanınız. Şebeke elektriğinizden emin olunuz. Hasarlı kablo, gevşek priz ve kapasitesi belirsiz uzatma kablolarıyla çalışmayınız. En büyük yol göstericiniz üreticinin size sunduğu kullanma kılavuzudur. Süs değildir. Okumak iyidir.


Sonuç Olarak


“Günde kaç kare çekiyorum?” doğru paraflaşı seçmek için güzel bir başlangıç sorusudur ama tek başına yeterli değildir.


Asıl bakılması gerekenler şunlardır:


• O kareleri kaç saate sıkıştırdığınız,

• Cihazı çoğunlukla hangi güçte kullandığınız,

• Kareler arasında ne kadar süre bıraktığınız,

• Pilot ışığı ne kadar açık tuttuğunuz,

• Stüdyonun sıcaklığı ve havalandırması,

• Cihazın fanı, termal tasarımı, parça kalitesi ve temizliği

• Teknik servis ve yedek parça imkanları,

• Yoğun çekimlerde yedek bir sisteminizin bulunup bulunmadığı.


Günlük çekim temponuza ve güç ihtiyacınıza uygun sistemi belirlemek için Flaşçı paraflaş setlerini inceleyebilir veya bize danışabilirsiniz.


Işığınız daim olsun.


bottom of page